2019/1440 Påvisning av Shawwal måneden
Vårt religiøse styre (DIK) har i samsvar med prinsippene for halvmånebasis, besluttet halvmånen til Shawwal.

Konklusjonen lyder som følgende:
2019/1440 Aggregation (konjunksjon) til Shawwal-halvmåne ble realisert kl. 10.02 (Greenwich tid) den 3. juni 2019 mandag (12.02 i Mekka og Ankara, og 11.02 i Köln). Shawwal-halvmåne ble observert i Mellom-Amerika samme dag.
Derfor blir første dag for Id Al-Fitr Tirsdag, 4. Juni 2019 InshAllah Teaala

2019/1440 Şevval Hilalinin Tespiti

Din İstişare Kurulumuz (DİK), hilal tespitinde esas olan prensiplerimiz muvacehesinde 2019/1440 yılı şevval ayı hilalinin tespiti ile ilgili yapmış olduğu çalışmalar neticesinde aşağıdaki neticeye ulaşmış ve buna istinaden şu kararı almış bulunmaktadır:

2019/1440 Şevval hilalinin ictimaı (kavuşumu) 3 Haziran 2019 Pazartesi günü Greenwich saatiyle 10.02 (Mekke ve Ankara saatiyle 12.02; Köln saatiyle 11.02)’de gerçekleşmiştir. Şevval hilalinin ise ilk defa aynı gün Orta Amerika ülkelerinden itibaren görülmüş olduğu tespit edilmiştir.

Buna göre:

Şevval ayı hilalinin kavuşumu ve görünmesi aynı gün, yani 3 Haziran 2019 Pazartesi günü olduğu için 4 Haziran 2019 Salı günü Şevval ayının 1. günü; dolayısıyla Ramazan bayramının da ilk günü olacaktır.

Şevval ayının ve Ramazan Bayramı’nın bütün İslam âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hak’tan diler, bütün kardeşlerimizin Ramazan bayramlarını tebrik ederiz.

2019/1440 Şevval Ayı Hilalinin Tespit Haritası (3 Haziran 2019)

Kırmızı: Hilalin görülmesi müstehil (imkânsız) olan bölgeler

Renksiz: Hilalin görülmesi mümkün olmayan bölgeler

Mavi: Hilalin teleskopla görülmesi mümkün olan bölgeler

Pembe: Hilalin çıplak gözle görülmesi mümkün olan bölgeler

Rød: Utsikten over halvmåne er uanstendig

Fargeløs: Områder hvor halvmåne ikke kan sees

Blå: områder hvor halvmåne kan ses med teleskop

Rosa: De områdene hvor halvmåne er synlig for det blotte øye

Din İstişare Kurulu (DİK) – Hilal Tespitinde Esas Olan Prensiplerimiz

Dinimizde; ramazan orucu, hac, zekât, fıtır sadakası, bayramlar ve kurban gibi, edası yıl içinde belirli vakitlere bağlanmış olan ibadetlerin zamanlar

ının belirlenmesinde, kamerî ay takvim sistemi esas alınmıştır. Şu âyet-i kerîme bunun delilidir: “Sana, hilal şeklinde yeni doğan ayları sorarlar. De ki: Onlar, insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleridir.” (Bakara suresi, 2:189)

Dinî hükümlere göre kamerî aylar, ayın kavuşum (içtima) durumundan sonra batı ufkunda görülmesi veya güneş battıktan sonra görülebilecek şekilde ufkun üstünde mevcut olduğunun kesin olarak bilinmesiyle başlar. Aynı şekilde hilalin tekrar görülmesiyle sona erer.

Ramazan ayı farz olan orucun tutulacağı aydır. Çünkü Cenâb-ı Hak Kur’an’ında: “Ramazan ayı (…) insanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur’an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu oruçlu geçirsin.” (Bakara suresi, 2:185)

Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de: “Hilali görünce oruca başlayın, onu tekrar görünce bayram yapın. Eğer hilali göremezseniz Şaban ayını otuza tamamlayınız. (Buhârî ve Müslim) buyurmuştur.

IGMG’nin de aktif üyesi bulunduğu Avrupa Fetva ve Fıkhi Araştırmalar Konseyi’nin (ECFR) Mayıs 1999 tarihinde Köln Konferansında, Haziran 2008 tarihinde IGMG Genel Merkezinde yapılan toplantıda ve Avrupa Fetva ve Fıkhi Araştırmalar Konseyinin (ECFR) 8-12 Recep 1430/30 Haziran-4 Temmuz 2009 tarihinde yapılan İstanbul Toplantısında ve 21-23 Şaban 1437/28-30 Mayıs 2016 tarihlerinde İstanbul’da yapılan Uluslar arası Hicri Takvim Birliği Kongresinde alınan kararlar çerçevesinde hilallerin tespitindeki usulümüz şudur:Buradan hareketle IGMG’nin hilallerin tespitindeki usulü şu prensiplere dayanmaktadır:

1- İster çıplak gözle isterse Astronomi ilminin modern rasat metotlarıyla  olsun asıl olan hilalin rü’yeti/görülmesidir.

2- Astronomların hesapla tespit ettikleri kameri aybaşlarına dinen itibar edilebilmesi için, onların bu tespitlerini hilalin güneş battıktan sonra ve görüşe mani engellerin bulunmaması halinde gözle görülebilecek şekilde, ufukta fiilen mevcut olması esasına dayandırmaları gerekir ki, bu rü’yete “hükmi rü’yet” denir.

3- Yeryüzünün herhangi bir bölgesinde hilalin rü’yetinin sabit olması yeterlidir. Yani ihtilaf-ı metalia (hilalin farklı zamanlarda farklı yerlerde görülmesine) itibar edilmez. (Bir yerde görüldüğü zaman diğer yerlerde de görülmüş kabul edilir.)

4- Hilal’in görülebilmesi için iki temel şartın gerçekleşmesi zorunludur:

  1. a) İçtima (kavuşum)’dan sonra ay ile güneşin açısal uzaklığı 8 dereceden az olmamalıdır. Bilindiği üzere rü’yet, 7 ile 8 dereceler arasında başlamaktadır. 8 derecenin esas alınmasında, ihtiyat bakımından görüş birliğine varılmıştır.
  1. b) Güneşin batışı anında ayın ufuktan yüksekliğinin açısal değeri, 5 dereceden az olmamalıdır. Sadece bu esasa göre normal durumlarda hilalin çıplak gözle görülebilmesi mümkündür.